2002 yılında getirilen yeni mal rejimi neticesinde özellikle güçsüz konumda olan ve çalışma hayatına dahil olamayan mağdur kadınları koruma düşüncesi etkili olmuştur. Bir malın hangi mal grubuna dahil olduğu mal rejiminin tasfiyesi esnasında malların paylaşımı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda mal grupları kanunda edinilmiş mallar ve kişisel mallar olarak iki gruba ayrılmıştır. Kanunda sayılan mallar arasında mal gruplarının değişmezliği ilkesi mevcut olduğundan edinilmiş bir mal kişisel mal haline getirilemez; aynı şekilde kişisel bir mal da edinilmiş mal haline getirilemez. Söz konusu durumun tek istisnası TMK m. 221’ de düzenlenmiş olup madde hükmüne göre eşler; edinilmiş mallar arasında sayılan kişisel malların gelirleri ile bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerini kişisel mal haline getirebilirler. Ancak bu madde dışında hiçbir şekilde malların birbirinin yerine geçmesi mümkün değildir.
TMK m. 222 uyarınca; aksi ispat edilinceye kadar bütün mallar edinilmiş mal sayılır. Bu hüküm uyarınca edinilmiş mallar; kişisel mallar arasında sayılmayan ve kişisel mal olduğu ispat edilemeyen tüm mallar ile kanunda edinilmiş mal olarak örnekleyici biçimde sayılan mallar edinilmiş maldır şeklinde tanımlanabilir.
Edinilmiş mallar TMK 219’ da mal rejiminin var ve devam ediyor olduğu dönemde emek verilerek elde edilen malvarlığı değerleri olarak tanımlanmış olmakla bir malın edinilmiş mal sayılması için mal rejiminin var olduğu ve devam ettiği bir evlilikte emek verilerek elde edilen bir malvarlığı değeri olması şartlarını açıkça belirtmiştir. TMK 219/2’de ise “…özellikle..” ifadesinden de açıkça anlaşılacağı üzere beş bent halinde bazı edinilmiş mallar örnekleyici olarak sayılmıştır. Bu sayımın sınırlayıcı (tahdidi, tüketici) bir sayım olmadığı, hükümde; “edinilmiş mallar özellikle şunlardır” ifadesinin kullanılmasından anlaşılmaktadır.
Yine TMK m. 221’ de sayılan mallar kişisel mallardır ve TMK m. 221’de sayılan mallar ise kişisel mal haline dönüştürülebilir. Bunların dışında TMK m. 222/3’te edinilmiş mal karinesi kapsamında aksi ispat edilinceye kadar evlilik birliği içinde eşlerin edindiği tüm mallar edinilmiş mal sayılmıştır.
TMK m. 219’ a göre edinilmiş mal sayılan kazanımlar şunlardır:
TMK 219’da sayılanların malların niteliği sabittir ve sözleşme ile değiştirilmesi de mümkün değildir. Ancak sayılanlar arasında olmasa da maddenin ilk fıkrasındaki şartları taşıyan mallar edinilmiş mal olarak kabul edilecektir. Örneğin; haksız fiil sonucu ölen kişisinin yakınlarına ödenen tazminatlar, edinilmiş malların gelirleri, edinilmiş mal olan arabanın haksız fiil sonucu uğradığı hasar nedeniyle ödenen tazminatlar, kanunda sayılmasa da kanunun aradığı şartları taşıdığından edinilmiş maldır.
Eşler edinilmiş mallar üzerinde diledikleri gibi tasarrufta bulunabilirler. Bu bağlamda eşlerin mülkiyetlerinde olan malları diledikleri gibi tüketme yok etme hakları vardır. Örneğin, eş bir malını sattığında ve karşılığında alınan para da tüketildiğinde malların tasfiyesi esnasında ortada bir edinilmiş mal kalmadığından bu malın paylaşımı da söz konusu olmayacaktır. Tasfiye sadece eşlerin halen mülkiyetinde olan ve evlilik birliği içinde kazanılan malları ve birikimleri üzerinde yapılacaktır.
Eşlerin birbirilerin malları üzerinde herhangi bir ayni hakları mevcut değildir. Yalnızca eşler birbirlerinin malları üzerinde mal rejiminin tasfiyesi sırasında alacak hakkına sahip olacaklardır.
TMK 220’de sayılan kişisel mallar ile eşlerin mal rejiminin başlamasından önce edindiği mallar tasfiye esnasında paylaşım dışı tutulacaktır.
Son olarak; edinilmiş mallara katılma rejiminin amacına da uygun olarak mal rejiminin devamı sırasında kazanılan tüm malların edinilmiş mal olarak kabul edileceği ve bu durumun da eşler arasındaki birliğin kanun koyucu tarafından öncelikli tutulduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu bağlamda edinilmiş malların tespit edilmesi yasal mal rejiminin tasfiyesi için en önemli husustur.